KSN/
2/10 2005-
Serokê HAK-PARê Abdulmelik Firat ji
serokên welatên endamê YEyê re namayek şand û di vê namê de
dîyar kir ku, piştî civîna sala 1999an de biryara
berandamtiya Tirkîyeyê hat qebûlkirin û vir da, Tirkîyê gelek
qanûnên xwe yên
îdarî
guhartine, lê ji bona çareserkirina pirsgirêka kurd
bi awayakî demokiratîk û aştîyane tu gavên berbiçav ne hatine
avêtin.
Em nama
Serokê HAK-PARê Abdulmelik
Firat ya ku ji serokên welatên endamê Yektîya Ewrûpayê re
şndîye ya ku bi zimanê tirkîye, li jêr diweşînin.
***************
HAK-PAR Genel Başkanı Abdülmelik FIRAT’tan AB Liderlerine
Mektup
Hak
ve Özgürlükler Partisi Genel Başkanı Abdülmelik FIRAT 3 Ekim
öncesi AB Liderleri;
Wolfgang SCHÜSSEL – Avusturya Başbakanı,
Guy VERHOFSTADT - Belçika Başbakanı,
Tony BLAİR - İngiltere Başbakanı,
Vaclav KLAUS - Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı,
Tassos PAPADOPOULOS – Kıbrıs
Devlet Başkanı,
Anders Fogh
Rasmussen - Danimarka Başbakanı,
Andrus ANSİP –
Estonya Başbakanı,
Jacques CHİRAC –
Fransa Devlet Başkanı,
Tarja Kaarina
HALONEN – Finlandiya Devlet Başkanı,
Gerhard SCHRÖDER –
Almanya Başbakanı,
Kostas KARAMANLİS –
Yunanistan Başbakanı,
Jan Peter BALKENENDE
– Hollanda Başbakanı,
Ferenc GYURCSÂNY –
Macaristan Başbakanı,
Bertie AHERN –
İrlanda Başbakanı,
Silvio BERLUSCONİ –
İtalya Başbakanı,
Aigars KALVÎTİS –
Letonya Başbakanı,
Algirdas Mykolas
BRAZAUSKAS – Litvanya Başbakanı,
Jean-Claude JUNCKER
– Lüksemburg Başbakanı,
Lawrence GONZİ –
Malta Başbakanı,
Aleksander
KWASNİEWSKİ – Polonya Devlet Başkanı,
Josê SÔCRATES –
Portekiz Başbakanı,
Mikulâs DZURİNDA –
Slovakya Başbakanı,
Janez JANSA –
Slovenya Başbakanı,
Josê Luis Rodriguez
ZAPATERO – İspanya Başbakanı,
Göran PERSSON –
İsveç Başbakanı
Jose Manuel BARRASO
– Avrupa Komisyon Başkanı
birer mektup
gönderdi.
HAK-PAR Genel
Başkan’ın mektubu AB ülkelerinin Ankara Büyükelçiliklerine ve
AB Ankara Temsilciliğine elden iletildi.
AB LİDERLERİNE MEKTUP
28.09.2005
Sayın,
Aralık 1999’da aday
üye ülke olarak kabul edildiğinden bu yana Türkiye-AB
ilişkileri hız kazandı. Bu dönem içinde Türkiye AB ile uyum
çerçevesinde bir dizi yasal ve idari değişiklikler
gerçekleştirdi. Bütün yapılan bu değişiklik ve düzenlemelerden
sonra Avrupa Birliği Türkiye ile 3 Ekim tarihinde tam üyelik
müzakerelerine başlama kararı aldı. Bu, Türkiye’nin AB’nin bir
parçası olma yönünde aldığı mesafeyi göstermektedir.
Ne var ki
Türkiye’nin bu dönem içinde Kürt sorununun demokratik,
barışçıl ve eşitlikçi çözümü yönünde kayda değer bir çaba ve
niyeti görülmemiştir. Radyo ve Televizyonda günde yarım saati
geçmeyen Kürtçe programlar bir yana bırakılırsa, ne Kürtlerin
varlığı ve kimliğinin tanınması yönünde herhangi bir adım
atılmış, ne de bu sorunun çözümü için herhangi bir program
ortaya konulmuştur. Barışçıl demokratik çözüm taraftarı olan
-Partimiz dahil- kesimler susturulmuş baskı ve inkar
politikaları sürdürülmüştür. Son dönemde ordu çevreleri daha
çok ön plana çıkarak AB sürecindeki iyileşmelerden
rahatsızlıklarını bildirmeye başlamışlardır. Tam da bu dönemde
PKK tekrar silahlı eylemlilik ve bombalamalara başlayarak
Türkiye’nin gündemi ordu ve PKK arasındaki şiddet ortamı
tarafından bloke edildi. Yeniden başlayan şiddet ortamı esas
olarak AB sürecinin yol açtığı değişim sürecini sekteye
uğratırken diğer yandan da bu süreci yöneten AKP hükümetini de
tehdit etme eğiliminde. Başbakan Erdoğan’ın bir süre önce
aydınlarla ve ardından da Diyarbakır’da yaptığı açıklamalarla
Kürt sorununu adlandırması Onun da geliştirilen oyunun farkına
vardığını göstermektedir.
HAK-PAR olarak
kuruluşumuzdan bu yana Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle,
demokratik bir biçimde çözümü için elimizden geleni yapmaya
devam ediyoruz. Hükümetle diyalog kurarak sorunun çözümü için
önerilerimizi sunmak ve desteğimizi ortaya koymak için bir
çok girişimde bulunduk. Ne var ki şimdiye dek bizimle görüşme
koşullarını yaratma yönünde herhangi bir ortam oluşturulmadı.
Bizim şiddet yöntemlerine karşı oluşumuz, demokratik ve
barışçıl tutumumuz görmezlikten gelindi.
Aynı durum ne yazık
ki AB ülke ve organlarının tutumunda da gözlenmektedir.
Partimiz 2004 yılı
boyunca Türkiye’nin AB üyelik sürecini demokrasi ve Kürt
sorunu bağlamında tartıştırdı. Bir çok kapsamlı ve katılımcı
toplantıdan sonra ‘AB sürecinde demokrasi ve Kürt sorununun
çözümü için Öneriler ‘ başlıklı bir rapor hazırlayıp
Brüksel’deki AB yetkililerine ilettik. Söz konusu raporda hem
genel olarak demokrasi sorununu ortaya koyduk hem de Kürt
sorununun çözümü için ayrıntılı ve somut önerilerde bulunduk.
On yıllar içinde
oluşup süzülen kendi normları gereği AB’nin Türkiye’de çağdaş
bir demokrasinin inşasını içtenlikle savunduğu ve bunu her
vesile ile desteklediği bilinmektedir. Benzer şekilde AB’nin
Kürt sorununun mevcut tıkanmışlık ve çözümsüzlük durumundan da
rahatsızlık duyduğu da bilinen bir şey. Ancak AB’nin Kürt
sorununda barışçıl ve demokratik tutum sahibi çevrelerle, Kürt
sorununun çözümüne hizmet ve destek sunacak ilişkiler kurma
konusundaki yetersizliklerini anlamış değiliz.
Türkiye’de kalıcı
bir istikrar ve barış ortamının tesisi aynı zamanda
Türkiye’nin AB üyelik sürecini pozitif yönde etkileyeceği
açıktır. Bu ise en başta Kürt sorununun çözümünden
geçmektedir. Bunun için yapılacak şey Kürt sorununun barışçıl
çözümünü savunan kesimleri ve çözümden yana olan iktidar
çevreleri ile doğası gereği barışçıl yöntemlerden yana olan
AB’nin diyalog, eşgüdüm ve karşılıklı ilişkiler ve dayanışma
içinde olmalarını beklemek aklın gereğidir. Türkiye’nin
yeniden yapılanmasında tarihi bir misyon üstlenmiş AB’nin
Kürt sorununun çözümünde de daha aktif bir tutum alması ve bu
çerçevede Kürt sorununun demokratik çözümü için mücadele
yürüten güçler ile daha etkin bir dayanışma içinde olması
herkesin yararına
olan bir davranış olur.
Biz HAK-PAR olarak
Türkiye’nin AB üyelik sürecine başından itibaren desteğimizi
ilan etmiş bulunuyoruz. Bu sürecin sağlıklı ve verimli
işlemesi için sürekli somut önerilerde bulunuyor. fikirler
üretiyoruz.
Diğer yandan parti
olarak Kürt sorununun çözümü için AB ülke ve organlarının daha
etkin bir rol oynayabileceklerini düşünüyor ve bu çerçevede AB
ile her türlü diyalog ve desteğe hazır olduğumuzu
belirtiyoruz.
Abdülmelik FIRAT
Hak
veÖzgürlükler
Partisi
Genel
Başkanı